Home / Kent Kedisi / İz Bırakanlar 1: Kent FM ve Kaybedenler Kulübü
14 June, 2012

İz Bırakanlar 1: Kent FM ve Kaybedenler Kulübü

Posted in : Kent Kedisi on by : Kent Kedisi Tags: , , , , ,

1992’de Türkiye’nin ilk özel radyosu 101.1 olarak yayın hayatına başlayarak hayatımıza damgasını vurmuş güzide radyomuzdur Kent FM.. 1995 sonrası üniversite dışında kalan zamanın coğunda en yakın arkadaşımız oldu kendisi 🙂

Müzik zevkimizin gelişmesine çokca katkıda bulunan programları saymakla bitmez: Mete Avunduk’la Aşırı Doz, Özgünay Ünal’la Çürük Yumurta, Barbaros Devecioğlu ile Garaj gibi gibi.. Kent FM’le keşfettiğimiz, sevdiğimiz, itinayla biriktirdiğimiz şarkıların sayısını söylemek çok zor.. Benim hala Lyryrd Skynyrd dinlediğimde Çürük Yumurta, Depeche Mode dinlediğimde Garaj, Smiths dinlediğimde Aşırı Doz düşer aklıma..
Aşırı Doz’u kaydedip Mete’nin güzide İngiliz aksanlı anonslarından şarkının ve sanatçının ismini deşifre etmek en büyük eğlencemdi mesela 🙂

Pazartesi, Salı ve Perşembe günlerinin önemi ise apayrıydı. Mete Avunduk ve Kaan Çaydamlı’nın sunduğu, saat 22’de başlayan programın adı: BNRP – Kaybedenler Kulübü. Sacred Spirit’in Yeha Noha’sı dipten derinden gelirken zaman odayı biraz karartmak, kopkoyu bir kahve hazırlamak zamanıydı benim için..
Kadıköy’ü sevdiğimizden mi dinlediklerimizi yakın bulduk, dinledikçe mi Kadıköy’ü daha çok sevdik bilemiyorum. Çalınan müziklerden diyaloglara kendimizden hep bir şeyler bulduk. ‘Kaybedenler Kulübü dinler miydin?’ sorusuna ‘Evet’ cevabı verenler belki de bu yüzden hiç tanışmadan bir ruh kardeşliğine adım atmış insanlardır gözümde..
Söz konusu ruh kardeşleri 2011 yılında o çok sakındıkları, kendilerine özel sandıkları radyo programının bir sinema filmi olarak karşılarına çıkacağını duyduklarında karışık duygular yaşadılar. Acaba tüm anılarının tozlu raflardan çıkacağından mı çekindiler bilemiyorum… Paylaşmak istemediler, “bize özel kalsın” dediler ya da “bunu herkes tatmalı daha da bilinsin” diyenler oldu. Her ne olduysa, ortaya o film çıktı. Kimileri benim gibi manik depresif duygularla izledi, kah güldü kah ağladı. Film bittiğinde minik bir tebessümle yad etti geçmişi..

“Bazıları sonsuz geceye doğar, bazıları sonsuz neşeye..”
Her ikisine de doğmayı sevenlere ithaf olsun 🙂